İsimsiz İddia, Görünür Kimlik

İsimsiz İddia, Görünür Kimlik

CS

Cemal Satılmış

Yeni Herkül Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

Yeni Herkül Vakfı Hakkındaki Suçlamalar Üzerine Bir Değerlendirme

Özet

Bu metin, gazeteci-yazar Emre Uslu'nun bir YouTube programında dile getirdiği ve kurucuları arasında yer aldığımız Yeni Herkul Vakfı'nı hedef alan iddiaları konu almaktadır. Programda vakıf, kimliği açıklanmayan "kaynaklara göre" ifadesiyle, adı verilmeyen ve üçü emniyet teşkilatından sorumlu ("polis abisi"), biri de eski bir Polis Akademisi müdürü olduğu iddia edilen kişilerce yönetilen, bir siyasi çizgiye eklemlenmiş "yancı" bir yapı olarak tasvir edilmektedir. Bu çalışma, söz konusu tasvirin; Yeni Herkul Vakfı'nın kamuoyuna tamamen açık kurumsal kimliği, ilan edilmiş vizyon ve misyonu ile örtüşmediğini; yönetim kurulu üyelerinin isim, meslek ve özgeçmişleriyle birlikte kamuya açık biçimde ilan edildiğini; ve iddiaların dayandığı belirli olgusal noktaların (özellikle bir ABD ziyaretine ilişkin iddianın) gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yeni Herkul Vakfı, kurumsal şeffaflık, 15 Temmuz sonrası mağduriyet, sivil toplum, itibar suikastı, doğrulanabilirlik.

1. Giriş

15 Temmuz 2016 sonrası dönemde kamu görevinden ihraç edilen, göç etmek zorunda kalan ya da toplumsal dışlanmaya maruz kalan geniş bir kesim, bugün hâlâ mağduriyetlerinin görünür kılınması ve kalıcı bir çözüm süreci için bir zemin aramaktadır. Yeni Herkul Vakfı, bu arayışın bir sonucu olarak Amerika Birleşik Devletleri merkezli, herhangi bir dini veya siyasi yapıdan bağımsız bir düşünce ve sivil toplum platformu olarak kurulmuştur. Vakfın tüm kurumsal bilgileri, yönetim kurulu üyelerinin kimlikleri ve özgeçmişleri, vizyon ve misyon belgeleri yeniherkul.com adresinde kamuoyuna açık biçimde yayımlanmaktadır.

Bu metnin amacı, adı geçen programda öne sürülen iddiaları, vakfın kamuya açık kurumsal kaydı ve bir kurucu üyenin şahsi beyanı üzerinden değerlendirmektir.

2. "İsimsiz Beş Kişi" İddiası Karşısında Kurumsal Şeffaflık

Programda öne sürülen temel iddialardan biri, vakfın "eski mahrem" isimlerden oluşan, kimliği gizlenen beş kişi tarafından yönetildiği yönündedir. Oysa Yeni Herkul Vakfı'nın yönetim kurulu, ad, soyad, meslek ve özgeçmişleriyle birlikte kurumun resmî internet sitesinde tam şeffaflıkla yayımlanmaktadır. Yönetim kurulunda bir uygulamalı matematik doktoru, bir işletmeci-eğitimci, bir dış ticaret ve operasyon uzmanı, bir ilahiyatçı ve güvenlik stratejileri alanında akademik çalışmalar yürütmüş bir akademisyen yer almaktadır. Bu kişilerin hiçbirinin geçmişi, iddia edildiği gibi emniyet teşkilatı içinde gizli veya hususi bir göreve dayanmamaktadır.

Bir sivil toplum girişiminin güvenilirliğini değerlendirmenin en temel ölçütlerinden biri, o girişimin kimliğini ne ölçüde açık ve denetlenebilir kıldığıdır. Yeni Herkul Vakfı, yöneticilerinin kimliğini gizleyen değil, tam tersine bunu kamuoyunun denetimine sunan bir yapıdır. Bu bakımdan, isimsiz ve doğrulanamayan bir kaynağa dayanarak "beş kişilik gizli yönetim" tasviri yapmak, kolayca denetlenebilecek bir olguyu görmezden gelmektedir.

3. Vakfın İlan Edilmiş Vizyon ve Misyonu

Yeni Herkul Vakfı, kendisini bir "hareket" değil, özgür bireylerden oluşan bir düşünce topluluğu olarak tanımlamaktadır. Vakfın ilan edilmiş vizyonu; 15 Temmuz sonrası derinleşen toplumsal ayrışmanın onarıldığı, geçmiş hatalarla yüzleşmenin mümkün kılındığı ve kapsayıcı bir barış ikliminin yeniden tesis edildiği bir gelecek tasavvurudur. Misyonu ise mağduriyetlerin giderilmesi ve kalıcı barışın tesisi için tüm kesimlere hakikat temelli bilgilendirme yapmak, toplumsal güveni yeniden inşa etmek ve devlet-toplum bağlarını güçlendirmektir.

Vakfın benimsediği temel ilkeler arasında şeffaflık, şiddetsizlik, hukukun üstünlüğü ve çoğulculuk yer almakta; hiçbir kişi ya da kurum dokunulmaz görülmemektedir. Bu ilkeler, programda iddia edilen "belirli bir siyasi çizgiye eklemlenme" ya da "ortak düşman inşası" gibi tasvirlerle örtüşmemektedir. Vakıf, hesaplaşma değil affetme ve yeniden birlikte yaşama kültürünü esas aldığını açıkça ilan etmiştir.

4. Şahsi Bir Açıklama: Cemal Satılmış

Bu değerlendirmenin yazarı olarak, hakkımda dile getirilen iddialara ilişkin bazı olgusal hususları kayıt altına almak isterim. 1968 Bayburt doğumluyum; İzmir İmam Hatip Lisesi ve Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Meslek hayatım boyunca imamlık, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği ile çocuk ve gençlere yönelik rehberlik hizmetleri yürüttüm. 1990-2010 yılları arasında, dönemin cemaat çevresi içinde polis öğrencilerine ve memurlarına yönelik ahlak ve maneviyat eksenli sohbetler yaptım; bu faaliyet, gizli veya hususi bir görev değil, dönemin yaygın din eğitimi ve manevi rehberlik pratiğinin bir parçasıydı.

Devletime ve milletime karşı bugüne kadar herhangi bir yanlış eylemde bulunmadım. Bununla birlikte, hâlihazırda Türkiye'deki bir ağır ceza mahkemesinde yargılanmaktayım; bu sürecin nihai değerlendirmesi elbette yargı organlarına aittir ve bu metin bir yargı süreci hakkında hüküm verme iddiası taşımamaktadır. Ancak kamuoyunun, hakkımdaki iddiaları isimsiz bir "kaynak" üzerinden değil, hem şahsıma ait açık bilgiler hem de yürütülmekte olan yargı süreci üzerinden değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.

Programda atıfta bulunulan ve "cemaatin ileri gelenleriyle görüşme talebi" olarak tasvir edilen Amerika Birleşik Devletleri ziyaretine ilişkin olarak da açıkça belirtmek isterim: Söz konusu ziyaret sırasında hiç kimseyle görüşme talebinde bulunmadım ve kimseyi ziyaret etmedim. Bu nedenle, ziyaretin reddedildiği ya da bir "görüşmeme kararı" ile geri çekildiğimiz yönündeki anlatı, benim şahsımla ilgili kısmı itibarıyla gerçeği yansıtmamaktadır.

5. Sonuç

İncelenen program, Yeni Herkul Vakfı'nı isimsiz kaynaklara dayanarak, kamuoyuna açık kurumsal kimliğiyle örtüşmeyen bir biçimde tasvir etmektedir. Vakfın yönetim kurulu, vizyonu, misyonu ve ilkeleri tam şeffaflıkla kamuoyunun bilgisine sunulmuş durumdadır. Şahsıma yöneltilen iddialar bakımından da, geçmişteki mesleki faaliyetlerimin niteliği ile hakkımdaki somut bir olgusal iddianın (ABD ziyareti) gerçeği yansıtmadığını kayıt altına almak isterim.

Yeni Herkul Vakfı olarak, isim ve belgeye dayalı her türlü hesap sorma ve denetim çabasına açık olduğumuzu; ancak kaynağı belirsiz iddialarla yürütülen itibarsızlaştırma girişimlerinin, Türkiye'de 15 Temmuz sonrası yaşanan mağduriyetlerin çözümüne hizmet etmediğini bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Back to blog