Türkiye’de Kaynaşma Özgürlüğü ve Fertlerin Görevleri
Share
Doç. Dr. Bekir Çınar
Akademisyen & Güvenlik Uzmanı
Osmanlı'dan miras Türkiye Cumhuriyeti farklı kültür, din, dil ve yörelerden gelip Anadolu'ya yerleşen insanları vatandaşlık bağı ile birleştiren bir yapı üzerinde kurulmuştur. 92 yıllık Cumhuriyet tarihinde gelinen noktada Türkiye'de insanlar, gruplar ve farklı sosyo-kültürel kimliklerinin yanında bir üst kimlik olan 'Türkiyelilik' kültürüne kaynaştırılarak ulaşmaları engellenmiştir. Başka bir ifadeyle Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan onlarca farklı kültür mozaiğine ait insanların bir birleriyle kaynaşması için gereken özgürlük şimdiye kadar sağlanamamıştır.
Kimlikler Üzerinden Ayrışma
Sadece son zamanlarda değil, Cumhuriyet tarihi boyunca da gerek siyasiler gerek toplumda sözü geçerli elitler sürekli olarak Türkiye'de yaşayan insanların etnik/kültürel kimliklerini öne çıkarmaya gayret ediyorlar ki bu ferdi kimliklerin yok olmasıdır. Bunu kendi siyasi ya da farklı amaçlarına destek çıkacak etnik gruplardan destek almak için yapıyorlar.
Bundan dolayı Türkiye'de 'hemşerilik', 'Alevilik', 'Sünnilik', 'Türklük', 'Kürtlük' farklı namlarla anılan 'Tarikatçılık ve cemaatçilik', hatta 'İmam-Hatiplilik' birer aidiyet değildir. Bunların hepsi birer üst kimliktir ve diğer kimliklerle kaynaşmamak için icat edilmemiş olmalarına rağmen Türkiye'de ayrışma, ötekileştirme, hatta 'tekfirleştirme' için kullanılmaktadır.
Vatandaş Kavramının Zayıflığı
Türkiye'de vatandaş kavramı henüz öğretilmiş ve içselleştirilmiş değildir. Bunun başlıca sebebi devletin istihdam ettiği 'memurların' kendilerini devlet görerek vatandaşı hizmet verilecek bireyden ziyade devletin güvenmediği, bundan dolayı da yaptığı her eylem ve işlemin yasal olduğunu devlete ispat etmek zorunda olan insan olarak görmeleridir. Kendisine karşı bir örgütlenmenin ortaya çıkmasını istemeyen devlet ve devleti yöneten siyasetçiler sürekli olarak fertlerin kaynaşma özgürlüklerini kısıtlayan ya da tamamen ortadan kaldıran faaliyetlerde bulunmaktadırlar.
Kaynaşma Özgürlüğünün Önündeki Engeller
'Bizden olanlar' ne yaparlarsa yapsınlar masumdurlar; 'ötekiler' suçludurlar. Günümüze kadar farklı adlarla kurulan mahkemelerde de hep 'ötekiler' yargılandılar ve yargılanıyorlar. Tek suçları 'öteki' olmalarıdır.
Modern demokratik toplumlarda, vatandaşın vatandaşlık bilincine sahip olduğu toplumlarda kimin vatan haini ya da işbirlikçi olduğuna mahkemeler karar verir. Fakat Türkiye'de kimin vatan haini kimin vatansever olduğuna mahkemeler dışında herkes karar verebilir. Vatan hainliği siyasal ve grup kimliğine ait bir sıfat hâline gelmiştir.
Türkiye'de hangi dine, mezhebe, tarikata, cemaate kendinizi yakın hissetmeniz bir tercih değil bir kimlik meselesidir. Bu kimliğinizden dolayı ya baş tacı edilir ya da yerilirsiniz. Amaç kimlikler üzerinden ayrışmayı canlı tutmak, kaynaşmayı engellemektir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği vatandaşların ayrışmasında değil, kaynaşmasında yatıyor.
Kaynaşmak İçin Yapılması Gerekenler
Türkiye'de sadece farklı dinlere mensuplar arasında değil aynı dine mensup farklı mezhep, tarikat ve cemaatleri kendilerine yakın bulan gruplar arasında diyalog yaygınlaştırılmalıdır. Tarikatların zikirlerine diğer tarikatların mensuplarını da davet etmeli; şeyh ve hoca efendiler sık sık bir araya gelerek birlikte irşat ve tebliğlerini yapmalıdırlar. Cem evi-Cami projelerine hız verilmelidir.
Hemşerilik dernekleri farklı il ve ilçelerin dernekleriyle birlikte faaliyet yapmalıdırlar. Siyasi partiler arasında geçirgenlik teşvik edilmeli; farklı partililer bölgesel ve yerel meseleler için sık sık bir araya gelmelidir. Şehirler arası siteler arası ziyaretler, kültürel ve spor faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır. Ekonomik olarak varlıklı olanlar fakirlerle ortak vakit geçirecek faaliyetlerin düzenlenmesine yardımcı olmalıdırlar.
Her bir fert kaynaşma özgürlüğünü talep etmeli ve bu özgürlüğün gereği olarak şimdiye kadar yapılamayan faaliyetlere ağırlık vermelidir.
Türkiye'de yaşayan, farklı kültür mozaiğine sahip insanların bir birleriyle kaynaşması sadece toplumda barış ve huzuru değil; aynı zamanda siyasette ve devlet yönetiminde açıklık, hesap verebilirlik ve daha fazla bireysel özgürlüğü de beraberinde getirecektir.
Konuyla ilgili video