Bir Muhalifin Not Defteri

Bir Muhalifin Not Defteri

FK

Fehmi Kuş

Yazar & Analist

On yıldır süren bu yıkımın en tehlikeli aşaması, hakikatin profesyonel bir seviye eşitleme operasyonuyla boğulmasıdır. Operasyonun bir ucunda statükonun doğrudan manipülatörleri dururken, diğer ucunda samimi fakat tamamen stratejisiz tepki gösteren reaksiyoner muhalifler yer alır. Dışarıdan bakan biri bu iki kesimin birbirine düşman olduğunu sanır. Oysa bunlar, birbirini var eden süt kardeşleridir.

Aynı Seviyenin İki Yüzü

Statüko manipülatörleri ile reaksiyoner muhalifler arasında ürkütücü bir ikizlik vardır. Linç ederken kullanılan o karanlık, aşağılayıcı dil; reaksiyoner tarafın "itiraz" diye kullandığı dilden farksızdır. Her iki taraf da kendini yanılmaz ilan etmiştir; biri gücü, diğeri öfkeyi temsil eder, ama ikisi de muhatabını anlamaya değil yok etmeye programlıdır. Bu benzerlik tesadüf değildir; aynı zehirli havuzdan içenlerin ortak kaderidir.

Stratejik Paslaşma

Statüko, nitelikli muhalefetin doğmasını engellemek için karşı yakada kendi aynasını üretir. Kasıtlı olarak sığ, kışkırtıcı bir polemik başlatılır. Reaksiyoner muhalif içten gelen öfkeyle ama en ufak bir stratejik zemin olmadan bu topa vurur. Ortaya çıkan şey statükonun tam aradığı "niteliksiz gürültü"dür; bütün itirazlar bu düşük seviyeye hapsedilir, hakiki sorular duyulmaz olur. Bu bir tiyatrodur: bir taraf topu atar, öbürü yakalar. Sahne hep aynı kalır — hakikat dışarıda.

Asıl kurban, onurlu, rasyonel, nitelikli muhalefettir. Reaksiyonerin samimi fakat zeminsiz öfkesi, farkında olmadan manipülatörlerin tuzağına can suyu verir.

Çıkış Yolu

Gerçek uyanış, o sığ paslara topu atmayı reddetmekle başlar. Samimi olup reaksiyoner kalmak, statükonun ekmeğine yağ sürmektir. Bu kirli süt kardeşliğini deşifre etmek ise ne o manipülatörleri ne de onların seviyesizliğini besleyen reaksiyonları muhatap almaktır.

Hakikat, bu iki ucun yarattığı sis perdesinin ötesinde bekliyor. O duruşu inşa etmek gürültüye kapılmamakla, sessizce ve kararlıca zemini sağlamlaştırmakla başlar. Çünkü hakikat ne linçle, ne öfkeyle; ancak sükûnetle ve akılla korunur.

Konuyla ilgili video

Bloga dön